İmgeleme Çalışması
Sevgili arkadaşlarım,

Astralyaşam Facebook fan sayfasında en çok sorulan soru “Dileklerimizi gerçekleştirmek için nasıl imgeleme – zihinde canlandırma- yapmalıyız?” sorusuna burada size çok basit bir yöntem göstererek cevaplamak istiyorum. İlk önce bilmeniz gereken istediğiniz kadar BÜYÜK dileyebilirsiniz. Evren büyük-küçük ayrımı yapmaz. Büyük-küçük ayrımı daha doğrusu “Ayrım” konsepti biz insanlarda vardır. İkincisi dilerken bu dileğinizi hak ettiğinize inanmanız gerekir. Gerçekten içten ve kalpten inanmanız gerekir çünkü eğer inanmazsanız endişe ve panik içeren düşünce gücünüzün frekansı düşük olur ve zaten dileğiniz gerçekleşemez. Üçüncüsü bu dileğiniz tümünün hayrına olmalıdır. Eğer dileğiniz başkasının canına, malına ve mutsuzluğuna neden olacaksa bu tür bir dileği dilememelisiniz, zaten Evren bu dileğin sizin istediğiniz yönde gerçekleşmesine izin vermez. Dördüncüsü dileğiniz her ne ise gerçekleşmesi için bu yönde çaba harcamalısınız. Mesela iyi bir iş istiyorsunuz ama çok tembelsiniz, evden adımınızı atmıyor ve canınız hiçbir yerde çalışmak istemiyor. Peki bu durumda harika bir iş gelip kapınızı çalarmı? Karma kontranızda yoksa eğer Hayır. Dileğiniz yönünde çaba göstermelisiniz; istek, arzu, emek ve çaba enerjisi karıştırmadan yemek pişmez! Dileğiniz konusunda NET olmalısınız. Evrene siparişinizi verirken gerçekleşme konusunda ise hiçbir endişeniz olmamalı. Siz inanmazsanız evren gerçekleştiremez dileğinizi. Şimdi geldik en önemli bölüme. Hayal gücünüzü kullanarak canlandırma yapmadan hiçbir dileğiniz gerçekleşmez. Bunu meditasyon yoluyla yapmanızı öneririm. Her gün mümkünse kendinize bir 20 dakika ayırın. Bu 20 dakikada meditasyon yapacaksınız. Meditasyon yapmayı bilmiyorsanız size basit bir yol önerebilirim. Rahatsız edilmeyeceğiniz bir yere geçin. Belkemiğiniz düz, ayaklarınız yere basar şekilde bir sandalyede oturun. Ayaklarınızın yere basması ‘topraklanmanız’ içindir. Meditasyonda ruhunuz Evrenle bağlantıya geçerken aynı zamanda bu dünya ile de bağlantınız kesilmemeli, ayaklarınız yere sıkıca basınki topraklanma gerçekleşsin. Müzikle yapabilirsiniz meditasyonunuzu. Sizi ne tür bir müzik rahatlatıyor (klasik, vals, yavaş, ruhani? Vb…) bir müzik koyun. Müzik konsantrasyonunuzu bozuyorsa açmayabilirsiniz. Ben klasik müzikle yapıyorum çoğu meditasyonumu. Mum varsa –evi yakmayın lütfen- mum ve/veya tütsü yakın. Odanın ışığını loş yapın veya tamamiyle kapatın, nasıl konsantre olacağınıza bağlı. Burnunuzdan nefes alın, karnınızı şişirerek bu nefesi verin. Bunu yaparken önünüzdeki mum’un alevine konsantre olun.

Ama sadece bu aleve ve nefes alış verişlerinize konsantre olun. Bu arada gözlerinizi yavaşça kapayın. Sadece nefese konsantre olmak; ‘Yemeğe soğan koydum mu? Çocuklar okulda başarılımı? Elektrik faturam yüksek geldi mi?’ gibi günde 50.000 düşünce geçiyormuş aklımızdan hem de çoğu bir önceki günle aynı. Bu söylediğimi yapmak zordur ama deneyin taa ki başarılı olana kadar. Sadece önünüzdeki aleve bakarak, gözler kapalı, meditasyon halini alana kadar.. bunu yapın. Meditasyon haline geçtiğinizde siz bunu bilirsiniz zaten, o iç huzur, o korkunun eser olmadığı o yer, özgürlük hissi o muhteşem Sevgi hissi- sessizlik, dinginlik, bu dünya ile hiçbir bağınızın olmaması … Bunu yazmama gerek yok bunu bileceksiniz bu duruma geçtiğinizde. Şimdi sizi en rahatlatan yer neresiyse oraya gidin. Göl kenarımı? Gece mi? Gündüz mü? Bir dağ evimi? Orman mı? Okyanus mu? Çok şık bir saray mı? Şato mu? Belki Ay’ın üstüne çıkar oturursunuz. Hayallerinizde neresi sizi mutlu ediyorsa oraya gidin. Burayı siz belirleyeceksiniz. Genelde hep aynı yere gitmek daha sağlıklıdır çünkü her meditasyonda imgeleme bölümünde farklı yerlere giderseniz zihin dağılabilir. Şimdi burada önünüze dev bir ekran açın. Arkanıza yaslanın ve gerçekleşmesini istediğiniz hayatı sinema seyreder gibi en ince detaylarına kadar seyredin. Bu sizin zihin ekranınızdır, burada nasıl bir hayat istiyorsanız – tümünün hayrına ise- görüntüleyin. Mesela hayalinizdeki o muhteşem adam veya kadınla evlenmek istiyorsunuz. Böyle biri henüz olmayabilir ama siz nasıl biri istiyorsanız onunla yaşamak istediğiniz evin duvar kağıtlarına, örnek; pencerelerine kadar ince ayrıntısını görüntüleyerek olmuş gibi seyredin. Hayalinizdeki kişinin saç rengi kumral mı? Sarı mı? siyah mı? Vizyonunuzu imgelerken net olun, evren sizin için ayıramaz Sarımı olsun? Kumral mı olsun? Derken o kişi hiç gelmez çünkü siz kendiniz emin değilsiniz. Hayal gücünü kullanarak imgeleme yapmak budur. Veya hayatınızda hiç görmediğiniz bir ülkeye gitmek istiyorsunuz, o ülkenin sokaklarında yürüdüğünüzü, havasını içinize çektiğinizi seyredin, görün, havayı koklayın.. O sokakların neye benzediğini bilmek zorunda değilsiniz. Bana en çok sorulan Para imgelemesi. Diyelim ki bir iş kuracaksınız ve bu işin başarılı olmasını istiyorsunuz. Açın DEV Zihin ekranını; görüntüleyin en ince ayrıntısına kadar. Ofisinizde oturduğunuzu, masanızdaki çiçeğin rengini, altınızdaki koltuğun rahatlığını, ofis lambanızın rengini, duvarların rengini, dekorasyonu …. Koskoca bir kasa olsun ofiste tam sol tarafınızda. Bu kasayı açın ve dürüst yollardan kazandığınız paralarınızı sayın, üst-üste koyun sonra kasanın kapısını kapayın.

Görüntülemeyi bitirirken “Tümünün hayrına ise dileğim şimdi şu andan itibaren gerçekleşiyor ve bu böyle” deyin ve ekranı kapatın. Sonra 1’den 5’e kadar sayarak gözlerinizi yavaşça açın. Bunlar sadece birer örnektir ama sanıyorum anladınız nasıl görüntülemeniz gerektiğini. Her yazımda yazıyorum ama yine de tekrar size hatırlatmak istiyorum; bir dileğin gerçekleşmesi için o konuyla ilgili enerjiyi harekete geçirmeniz gerekir. Eğer bu iş ise evde sırt üstü yatarak istediğiniz iş kapınıza gelmez. Siz bir sürü kapıyı çalın aynı zamanda bu kuantum çalışmasını yapın, dileğiniz size ambalajıyla bırakılacaktır. Dileklerinizi dilerken olmuş gibi davranın, bu enerjiyi taşıyın. Bu çok güçlü bir enerjidir; hayatınıza sanki o muhteşem insan girmiş gibi, o çok kazandıran işi kurmuşsunuz gibi.. Bir de şükür edin, şükretmek çok kuvvetli olumlu bir enerjidir. Mesela sabah yataktan “Allah’ım sana şükürler olsun bana bu muhteşem hayatı verdiğin için” O anda o noktada hayatınız muhteşem olmayabilir ama sürekli bu şekilde şükür ettiğinizde aynı şükür ettiğiniz gibi bir yaşam gelecektir. Tabii bunların hepsi Saf Niyet ile niyet ettiğinizde ve dilediğinizde gerçekleşir. Saf ve temiz kalple.

Sevgilerimle ..
İmgeleme Çalışması
SAHTE BENLİK : EGO BİLİNCİ

İçindeki Gücün Sırrını keşfet kitabımı çoğunuz okudunuz ve uyguluyorsunuz. Bana düşünce gücünü harekete geçirmek ile ilgili bu tür sorular çok geliyor "Nuray hn, istiyorum ama olmuyor. Dediğiniz gibi yazıyorum, yapıyorum ama olmuyor. İmgeliyorum ama olmuyor. NEDEN?"

Bunun bir kaç nedeni olabilir. Bunlardan bazıları yanlış Bilinçaltı Kodlamaları, Karma kontratınız ve EGO BİLİNCİ. EGO bilincini silebilirseniz Para, Mutluluk, Hayalinizdeki Partner, hayalinizdeki ev vs..’nin gelmesi için engeller kalkar.

EGO bilinci Egoist kelimesinden gelmez -bunu da soruyorlar "Ego bilinci Egoist mi demektir- Ego Bilinci SAHTE BENLİKTİR. Örnek vereceğim- siz eğer küçükken ailenizden çok parayla ilgili şu kodlamayı duyduysanız "Azıcık aşım kaygısız başım" büyürken para bilinçaltınızda sizin için Tehlike, Risk, Olumsuz, ÇOK olursa size KÖTÜ son hazırlayacak bir nesne olarak yerleşmiştir. Bu yüzden hiçbir zaman iyi bir kazanç elde edemezsiniz. İyi bir iş teklifi alırsınız tam çok para kazanmaya başlarsınız ki bu kodla beslenen EGO bilinciniz size ufak-ufak fısıldamaya başlar "Azıcık Aşım Kaygısız Başım... Çok para sana Uğursuzluk ve Problem getirecek, Dikkat ! Çok para Başını Ağrıtacak. Zengin insanın ÇOK problemi olur" Ve siz tam da para kazanmaya başlarken çok para kazandığınız Şirketiniz Batar, yanar, sele kapılır gider vs... Hay Allah! siz bunu kadersizliğinize bağlarsınız. Oysaki burada bir kadersizlik yoktur, Azıcık Aşım Kaygısız Başım cümlesi- Egonun da desteklediği ve beslediği bu cümle bilinçaltınıza yerleşmiştir ve düşünce gücünüzle kendinizi Sabote edecek olayları ve insanları çekersiniz hayatınız.

Ego bilinci Özünüzden uzakta olan sahte benliğinizdir. Eğer siz Evrenin bolluk ve bereketinin size açık olduğunu bilirseniz ve bu yüksek bilinçle yaşarsanız bu sizin Özünüze güvendiğinizi gösterir. ÖZ bilir ki hepimiz Evrenin çocuğuyuz ve hepimiz Biriz. Ama sahte benlik EGO hemen bolluk, bereket, başarı, Aşk, Para vb gibi hayatınızı güzelleştirecek imkanların size aktığı bilgisini Öz’den - yani sizden- gizler ve Sabote eder. "Sen Kim ? Zengin olmak kim?" "Asla zayıflayamazsın" "Aptalsın sen" "Kim kaybetmiş ki sen bulasın?" Kelimeleri Ego'nun laflarıdır ve bilinçaltımızı kirletir. Ve işte EGO bilinci tarafından bilinçaltı kirlenen insan (ve çoğu zaman bilmeyiz kirlendiğini) kitaplarımda okuduğunuz Kuantum tekniklerini kullanırsınız, kullanırsınız ama bir türlü başaramazsınız. EGO bilinci en büyük engellerden biridir.

Ne zaman kafanızın içinde şu sesi duysanız "Boşversene, sen kim başarı kim?" yada "Amaaan çalışıp ne yapacaksın? Nasıl olsa başarılı olamayacaksın!" veya "Sen öyle çok güzel değilsin ki iyi bir eş bulasın" gibi bize karşı cephe almış kelimeler duyduğunuzda bilin ki o Ego Bilincidir. O kadar derinlemesine inmişti ki EGO Bilinci İçimize, kendini sizmişsiniz gibi gösterir.

Bu yüzden düşüncelerinize dikkat etmeniz, düşünce sisteminizi terbiye etmeniz gerekir. Bu hemen olamayabilir, moralinizi bozmayın. Bunu da okulda bir ders gibi düşünün; size zor gelen bir dersi hemen öğrenebildiniz mi? Hayır, öğrenemediniz ama ne oldu çok çalıştınız ve imtihanı geçtiniz. Düşünce sisteminizi terbiye etmekte işte böyle bir şeydir. Üstünde çalışmanız gerekir.

Sanıyorum düşünce gücünle istediklerinizi hayatınıza Çekme Sistemini engelleyen en önemli basamaklarından birini anladınız. EGO bilinciniz ortaya çıktığında onu yok etmek yerine (yok etme duygusu da olumsuzdur) oda sizin bir bilincinizdir onu AYDINLATMAYA çalışın - ancak bu şekilde pasifize edersiniz. Eğer Egonuz size başarısız olacağınızı söylüyorsa ona Özünüze güvendiğinizi, Özünüzün Evrenin çocuğu olduğunu, Evrenin sizin oyun alanınız olduğunu ve bu hayata başarılı ve mutlu bir hayat sürmeye geldiğinizi hatırlatın.

Sevgilerimle,